Bilior
Eğlence       Yaşam       Teknoloji       Spor       Kültür-Sanat       Türkiye       Dünya       İş Dünyası
 
 
Eğlence / Ünlüler             

Twitter'da paylaş Facebook'ta paylaş
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'



Şahin Tepesi'nin Deniz'i Leyla Tanlar'ın, InStyle Türkiye'den Deniz Tokgöz'e verdiği röportajı sizler için derledik.



 1 
Beslenme konusundaki istikrarını devam ettiriyorsun. Hepimiz kahvaltıyı beklerken sen çoktan etmişsin ve sanırım çay bile içmeyeceksin. Ev dışında hiçbir yerde yemek yemiyor, her yere kendi yemeklerini götürüyorsun. Bu ilk defa bizim röportajımızla gündeme gelmişti. Tabii ki çok merak edildi, bu kadar küçük yaşta birinin bu azmi...
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Her şeyin mükemmel olması gerektiği şartlanması var kafamda. Doğru beslenme ve dışarıda yemek yememe durumum da bu yüzden.
 
 2 
Peki yorulmuyor musun?

Yorulsam da değiyor yaptığıma. Değdiğini görünce ve hissedince de vazgeçesim gelmiyor.
 
 3 
97 bölüm oynadın Paramparça'da. Mehmed Bir Cihan Fatihi biraz daha kısa sürdü, nasıl bir tecrübeydi?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Kısa sürmesine rağmen önemli bir tecrübeydi. Bir İtalyan Liseli olarak rönesans kültürünü ve kostümlerini çok seviyorum. Bir dönem dizisinde oynamayı çok istiyordum. Paramparça'dan beri herhalde etrafıma bu enerjiyi yayıyormuşum. Kuantuma ve enerjiye inandığım için çok istedim. Zaten kim o kadro içinde olmak istemez ki? Şükrediyorum. Benim oyunculuk adına görmem gereken bir yerdi.
 
 4 
Biz ekranda daha azını görmüş olsak da aslında projenin bayağı bir öncesi vardı değil mi?

Evet, benim gireceğim ağustosta belli oldu sanırım, o yüzden de en azından psikolojik olarak hazırlanmam bir senemi aldı.
 
 5 
Hepimizin heyecanla beklediği Şahin Tepesi'nden bahsedelim şimdi de. Deniz'i anlat bize...
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Herkesin bildiği Şahin Tepesi'nin uyarlaması ama tabii çok farklı bir adaptasyon. Deniz'i oynamak inanılmaz eğlenceli. Medya ve Görsel Sanatlar'la birlikte Arkeoloji ve Sanat Tarihi yan dalı da yapmaya başladım. Okuduğum bölüm de psikolojiyle alakalı olduğundan için daha fazla keyif alıyorum. Benim uzmanlık alanım Medya Yöneticiliği olduğu için endüstriyel psikoloji dersi de, profesyonel davranış dersi de alıyorum. Yani okuduğum dal insanları yönetmek ve insan duygularını manipüle etmekle alakalı gülüyor). Deniz için hazırlanırken travma sonrası stres bozukluğunu araştırmaya başladım. Sırf travmasını oynayabilmek için değil, Deniz'i anlayabilmek ve daha iyi anlatabilmek için. Olayların örgüsü tam da öyle başlıyor zaten, evin kahyasının oğluyla bir aşk yaşamakta olan Deniz, amcasına yakalanıyor ve çıkan karışıklığın üstüne, Zerrin Tekindor'un canlandırdığı ve oldukça sert bir karakter olan annesine sığınmak zorunda kalıyor. Anne kızın zor dayanışmasını izleyeceğiz diyelim.
 
 6 
Peki travma sonrası stres bozukluğunu nasıl araştırdın?

Bu travmayı yaşayanlarla yapılan röportajları izledim bol bol. Genelde savaş bölgesinden dönen askerlerde görülen bir durum. Senaryoda olan bir şey değildi bu ama nasıl bir yol izleyebileceğim konusunda fikirlerimi hep Hilal Hoca’yla (Saral) konuştuk.
 
 7 
Psikoloji eğitimi oyunculukla çok paralel bence zaten, bu başka oyuncularla da konuştuğumuz bir şey. Peki sen bu ruh halinden sahne aralarında çıkmayı kolaylıkla başarabiliyor musun?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Yansımıyor, zaten o hali devam ettirmek çok yıpratıcı olurdu. Ama her sahneden önce alıp başımı gidiyorum, kısa bir süreliğine de olsa yalnız kalmam gerekiyor. Çekimlerimizi çok güzel bir yerde, doğanın içinde yapıyor olmanın da buna yardımı oluyor.
 
 8 
Peki yönetmen Hilal Saral'ın senden ve karakterden beklentileri neydi?

O bana birkaç dizi izlememi önerdi Deniz’e hazırlanmak adına. Bunların ilki geçmişe dönüşleri olan Anne with an E diye bir diziydi.
 
 9 
The Sinner dersin diye düşünmüştüm. Peki Hilal Saral'la ne zaman tanıştınız?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Evet, o da olabilirdi haklısın. Hilal Hoca benim ablam gibi, onu gerçekten çok seviyorum. Şahin Tepesi için tanıştık, daha önceden tabii ki kim olduğunu biliyordum ama tanışma fırsatımız olmamıştı. Ama ikimiz de birbirimizle tanışmayı istemişiz ve yine enerjiler tutmuş.
 
 10 
En çok sahnen Zerin Tekindor'la değil mi?

Evet, ama sette herkesle vakit geçiriyorum. Zaten dizide iki ailenin birleşmesi anlatılıyor ve biz de oyuncular olarak aynı zamanda birbirimizi tanıyoruz. Zaten sete gitmek bir keyif! Dün repoydu mesela, akşam sekizde telefon geldi, bir ses kaydı almaları gerekiyormuş, “Sete gelebilir misin?” diye sordular. Koşarak gittim! İşim bittikten sonra da kaldım. O kadar çok seviyorum!
 
 11 
Anne with an E dedin, sen başka neler izlemekten keyif alıyorsun?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Benim bu soruya ilk cevabım Westworld. İkinci sezon o kadar iyi ve verdikleri içerik o kadar kaliteli ki, saygı duymamak elde değil. Okuduğum bölümün dersleri arasında sinema analizi de olduğu için, klasik filmlere yapılan göndermeleri fark edebiliyorum. Dizinin kamera arkasını görüntülerini izlediğim zaman yanılmadığımı görmek beni çok mutlu ediyor.
 
 12 
Peki, Deniz’e donüyorum 19 yaşında dedin...

Evet, üniversiteye gidiyor ama bitirme hırsı yok.
 
 13 
Leyla'dan oldukça farklı yani (gülüyoruz).
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Evet! Annesi ise çok hırslı. Zaten kızıyla ilgili olarak bunu bir türlü kabullenemiyor. “Neden benim gibi değil?” diye sorguluyor. Deniz de bunun farkında, her konuda annesinin onayını almak istiyor, zaten en önemli çıkmazı da bu. Babasıyla çok güzel bir ilişkisi var ama annesinin kızı olmak istiyor ve ne yazık ki de en kötü yerden başlıyorlar.
 
 14 
Seni en çok güldürür Leyla?

Kesinlikle absürt komedi. Parks and Recreation, The Office ve Leyla ile Mecnun... Kaçıncı kez olursa olsun her izleyişimde ilk duyduğum anki kadar eğleniyorum. Kara mizaha da bayılırım ama o çok ince işlenir, kahkahayla güldürmez. Fakat bende yeri çok ayrıdır.
 
 15 
En büyük korkun?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
En büyük korkumu dillendirmekten olabildiğince kaçınıyorum desem, bu sorudan kaçabilmiş olur muyum? (Gülüyor.)
 
 16 
Beğendiğin, takdir ettiğin ve belki de örnek aldığın bir oyuncu var mı?

Natalie Portman. Leon: The Professional'ı çekerken 11-12 yaşlarındaydı sanırım. O yaşta, öyle bir sette, çevresinde onca efsane oyuncu olmasına rağmen her sahnesinde yeteneğini, daha da önemlisi kendine olan güvenini ve içten içe bu işi yaptığı için ne kadar mutlu olduğunu, oynarken aslında ne kadar eğlendiğini görebiliyorsunuz. Tabii ki saygı duyduğum bir diğer özelliği de kariyerinde önemli bir noktada olmasına rağmen eğitimini bırakmayı asla aklına getirmemiş olması. Harvard'da psikoloji okumuş. Zaten eğitiminin ve sahip olduğu genel kültürün hayata bakış açısındaki etkilerini görüyoruz.
 
 17 
Kendini en mutlu hissettiğin an ve yer?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Gerçekten aralık ayında olduğumuz için söylemiyorum ama en sevdiğim ay aralıktır. Doğum günüm, annemin doğum günü, annemle babamın evlenme yıldönümleri, Noel ve yılbaşı hepsi peş peşe... Ben de tam bir kış çocuğuyumdur. Kendimi en mutlu hissettiğim an, karlı bir aralık akşamı evimde yılbaşı süsleriyle dolu çıtır çıtır yanan şömine önünde ailemle beraber olduğum an. Bütün sene o an için, hatta özellikle yanan kozalakların o kokusu için, gün sayıyorum desem abartmış olmam.
 
 18 
Hangi yeteneğe sahip olmayı isterdin?

Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim. Sırf kendi duygularımın da değil, başkalarında gözlemlediğim duyguları da hissedebilmeyi... Daha önce hiç hissetmediğim ve hissedemeyeceğim hatta belki hiç hissetmek istemeyeceğim duyguları geçici bir süre için bile olsa yaşayabilmek şahane olurdu. Empatinin bir adım üstü gibi.
 
 19 
Kendinle ilgili bir seyi değiştirebilecek olsan bu ne olurdu?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Biraz daha az ve zor sinirlenen biri olmak isterdim.
 
 20 
Başka bir canlı olarak yeniden doğabilecek olsan?

Küçüklüğümden beri hep hayal ettiğim bir şey vardır... Ne zaman bir antik kente gitsem oradaki heykellerden ya da duvar kabartmalarından biri olsam; kimleri, neleri görüp şahit olabileceğimi hayal ederim. Mesela Parthenon'daki sütunlardan biri olmak isterdim. Nelere tanık olabileceğim konusunda hayal gücüm bile yetersiz kalıyor.
 
 21 
En sevdiğin, yeni filmini ya da dizisini heyecanla beklediğin oyuncular kimler?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Elisabeth Moss, The Handmaid’s Tale ve Evan Rachel Wood, Westworld. İki işin de yeni sezonu gelecek ama muhtemelen birkaç sene daha bekleyeceğiz gibi görünüyor. Derinlikli kadın hikayelerine çok rastlayamıyoruz maalesef o yüzden ben de yakalayınca kaçırmıyorum.
 
 22 
Peki, yeni işini en merakla beklediğin yönetmen hangisi?

Quentin Tarantino ve şu an çektiği Once Upon a Time in Hollywood. Tarantino'ya bayılıyorum, bence dönemin auteur yönetmenleri arasında en başarılı olanlardan. Hem sinemaya olan aşkına hem de bu tutkusunu insanlarda da yaşatma hevesine hayranım. Röportajlarında bu hevesin nasıl hala ilk zamanlarındaki kadar canlı olduğunu görebilirsiniz. Once Upon a Time in Hollywood konu ve kadro bakımından gerçekten çok uzun zamanda ortaya çıkabilecek bir film. Geçen ay Los Angeles'ta okuyan bir arkadaşım setine denk gelmiş, Leyla! Brad, Leonardo, Al Pacino, Tarantino hepsi şu an karşımda!" diye arayıp kıskandırdı beni. Sabırsızlıkla bekliyorum.
 
 23 
En sevdiğin yazarlar hangileri?
Leyla Tanlar: 'Duygularım üzerinde yüzde yüz kontrol sahibi olmak isterdim.'
Çok zor bir soru, çok fazla ilgi alanım var. Yazarına göre değil de daha çok o anki ilgi alanıma göre karar veririm. Ama anlatım dili olarak Paulo Coelho'nun kafasındaki dünyayı okuyucusuna aktarırken sahip olduğu ustalığa küçüklüğümden beri hayranım. İlyada ve İlahi Komedya gibi eserleri de hep başucumda tutarım. I

 

 





Bilior ©2016

- Eğlence    - Yaşam    - Teknoloji    - Spor    - Kültür-Sanat    - Türkiye    - Dünya    - İş Dünyası   - İletişim   
Sosyal Medyada Bilior
Facebook Facebook