Bilior
Eğlence       Yaşam       Teknoloji       Spor       Kültür-Sanat       Türkiye       Dünya       İş Dünyası
 
 
Eğlence / Ünlüler             

Twitter'da paylaş Facebook'ta paylaş
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'



Yeni reklam filmiyle gündemde olan Burcu Biricik'in, Marie Claire'den Gözde Eyibilir'e verdiği röportajı sizler için derledik.



 1 
Neler yapıyorsun bugünlerde? Hayatının hangi dönemindesin?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Penti reklam filmimiz henüz yayınlandı. Onun koşuşturması içindeyim. Ama genel olarak bu aralar biraz daha dinlendiğim, çok da yoğun olmadığım bir dönem. Kariyerim için doğru bir adım atmaya çalıştığım, daha sakin durduğum bir dönem. Onun dışında 16 Kasım'da vizyona girecek filmimizi bekliyorum.
 
 2 
O halde filminden bahsedelim. Nasıl bir rolün var? Hikayeden ve ekipten biraz bahseder misin?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Biz filmi 2017 yılının yaz aylarında, İzmir'de çekmiştik. Ama daha doğru bir zaman olacağına inandığımız için şimdi vizyona giriyor film. Filmin ismi, Her Şey Seninle Güzel. Yönetmenimiz Cem Karcı. Başrolü Mert Fırat, Hazar Ergüçlü ve İlker Aksum ile paylaşıyorum. Hikaye, Julia Roberts'ın My Best Friend's Wedding filminden uyarlama. Filmde de hikaye aynı şekilde ilerliyor. Masalsı, insana kendini iyi hissettiren bir romantik komedi... Benim canlandırdığım Deniz karakteri bir moda ikonu, stylist. Onun için dış görünüş, stil, giyim, kuşam çok önemli. O kadar iş odaklı ki, aşkı, özel hayatı tamamen ikinci plana atmış. Her şey yolunda gidiyor sanırken bir anda en yakın arkadaşı Emre'ye aşık olduğunu anlıyor. Onu kaybetmemek için girdiği mücadeleyi anlatıyor film. Çok tatlı ve renkli bir karakter, Deniz.
 
 3 
Biz seni nasıl tanıdık? Hayatımıza nasıl girdin? Mesela ilk ekran tecrübeni anlatır mısın?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Artist Mektebi diye bir yarışma için İstanbul'a gelmiştim. On hafta boyunca canlı yayın yaptık. O yarışmada birinci oldum ve oyunculuğu denemek istedim. İlk tecrübem çok da mutlu geçmedi. O ilk setimden sonra, "Ben toparlanıp İzmir'e gidiyorum. Oyunculuk bana göre bir meslek değil" dedim. Neyse ki, arkadaşlarım; "Burcu sakin ol. Hiçbir iş kolay değil. Bir şans daha ver. İlk zorlukta pes etme" dedi. İyi ki onları dinlemişim. Hakikaten de öyle oldu. İşimi çok sevdim. Sevdiğin işi yapabilmek günümüzde büyük lüks. İzmir'de dönseydim belki bu kadar mutlu olmayacaktım. Sonrasında her şey adım adım gitti.
 
 4 
Hep oyuncu olmak mı istiyordun, peki? Başka bir meslek seçmek istiyor muydun?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
İzmir'deki üniversite yıllarımda, arkeoloji okurken, Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun sınavına girdim. Hem sahnede hem de sahne arkasında yer aldım. O zamanlar öyle büyük hayallerim yoktu. Okul bittikten sonra büyük ihtimalle kendi işimi yaparım, boş zamanlarımda da tiyatro yaparım diye düşünüyordum. Sonra buraya gelince bir dizi, arkasından başka bir dizi daha gelince hayat buralara kadar getirdi. Basamak basamak her şey çok güzel ilerledi. Şansım da bana yardım etti, taşlar da çok güzel yerine oturdu. O yüzden şimdi "Ne mutlu bana" diyorum ve şükrediyorum.
 
 5 
Dönüm noktam diyebileceğin bir anın var mı?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Aslında o basamakların hepsi benim için irili ufaklı bir dönüm noktası. Doğru yerde, doğru insanlarla bir araya geldim ve bir şekilde doğru projelerde yer aldım. Ve hakikaten çok çabaladım. İşimi sahiplendim, karakterimi çok sahiplendim. Beni izleyenler de sağ olsunlar öyle söyler; "Çok gerçek bir şey görüyoruz" derler. Onun gerçek olabilmesi için gerçekten çok uğraşıyorum. Hiçbir iş benim için "Tamam görevimi yaptım, şimdi devam edebilirim" şeklinde ilerlemiyor.
 
 6 
Ailen bu noktada seni destekledi mi?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Ailem gerçekten de beni çok destekledi. Sadece tiyatro yaptığım dönemde anneannem; "Yavrum önce altın bileziğini tak, sonra onu yaparsın" dedi. Aslında evet riskli bir sektör bizimki. Çok fazla genç oyuncu var ve bir anda var olup bir anda yok olabilirsin. Ama yine de annem, ağabeyim, anneannem, dedem hepsi çok destekçiydi. Rahmetli dedem hatta beni televizyonda görünce kalkıp ekranı öperdi. O yüzden ailemin etkisi çok büyüktür. Sonrasında da ne şanslıyım ki, evlendikten sonra eşim de beni çok destekledi. Şu anda da en büyük destekçim.
 
 7 
Bir güzellik yarışması anın da var...
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
O zamanlar üniversite öncesi harçlığımı çıkarmak için ajansa kaydolmuştum. Tiyatro yaptığım ve diziler, filmler nasıl çekiliyor merak ettiğim için ajansa yazılmıştım. "Bizim bir güzellik yarışmamız var" dediklerinde, annemle ağabeyim, "O zaman Burcu da katılsın yarışmaya" dedi. Biraz onların zorlamasıyla katıldım aslında. O yarışmadan herhangi bir beklentim yoktu. Tatlı bir anı olarak kaldı. Bir tacım var, o da annemin evinde duruyor. "Zaten onlar için girmiştim, onlarda kalsın" dedim. Anneme devrettim tacımı. (Gülüyor)
 
 8 
Nasıl bir çocukluk geçirdin?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Ben Antalya'nın Elmalı ilçesinde büyüdüm. Kaş, Gömbe taraflarında küçük bir yer. Antalya'nın nadir denizsiz yerlerinden... Elmalı çok sevdiğim, vakit geçirmekten çok zevk aldığım bir yer. Her sene giderim ve bir hafta muhakkak kalırım. O yüzden mahalle kültürüyle büyümüş bir kızım. Öyle olunca gece yarılarına kadar mahalle arkadaşlarıyla sokaklarda oynayan, tam bir sokak çocuğuydum gerçekten. Ağabeyim olması sebebiyle çocukluğum çoğunlukla erkeklerle geçti. Onlarla futbol oynayan bir kız çocuğuydum. Şimdi de çok prenses değilimdir. İş gereği bazen oluyorum da... Bir çok özgür çocuklardık. Mahallede oynayan, hiçbir ebeveynin korku yaşamadığı, çocukları eve kapatmak zorunda kalmadığı bir dönemde büyüdüm. Çok aktiftim. Şimdi bakıyorum da, çocukluğuma göre asosyalim. Bu, belki de İstanbul'da yaşamanın getirdiği bir şey. Özellikle bugünlerde herkes evde... Dışarıda yapacak pek de bir şey yok. Dışarısı bize keyif vermiyor. Eskiden ne güzel mahallenin çocuklarını organize ederdim, geceler düzenlerdik. Ben onlara rol yazardım ve oynardık. Mahalledeki teyzeleri toplardık. Böyle baya ışıklar, ses sistemleri falan her şeyi organize edip mahalle geceleri yapardık. Lisede de bu erkek gibi kız durumu devam etti. Erkek lise pantolonuyla gezip, saçımı kısacık kestirdim. Dedemin tuhaf kravatlarıyla okula giden ve erkeklerle arka sırada goygoy yapıp sürekli öğretmenler tarafından ön sıraya alınan bir çocuktum.
 
 9 
Instagram'da kaç takipçin var? Malum ne kadar takipçin varsa, o kadar arkadaş çevren oluyor...
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Bu durum bana biraz komik geliyor. Bunun işimize sirayet etmesi de hiç hoş değil. Mesela, Instagram üzerinden oyuncu seçme fikri bana çok acı geliyor. Geçenlerde proje için bir arkadaşımız düşünüldüğünde Instagram'ına bakmışlar. Az takipçisi olduğunu görünce vazgeçmişler. Keşke önce CV'sine baksalardı. Yurt içi ve yurt dışındaki festivallerden aldığı ödüllere baksalardı. Nasıl işler yaptığına baksalardı. Bu bizim için gerçekten çok acımasız bir durum. Şöyle ki, bu Instagram, sosyal medya hikayesi bence moda gibi. Bir süre sonra değişeceğini düşünüyorum bu durumun. Şimdi bana herkes diyor ki; "Sosyal medyanı çok yanlış kullanıyorsun. Senin yerinde başkası olsa şöyle yapar." Hayır, bu benim özel sayfam. Gerçek ben, gerçek arkadaşlarım ve güzel anılarım var orada. Yani sosyal medya ne zamandan beri iş profilim oldu ki?
 
 10 
Spor yapıyor musun? Beslenmene dikkat eder misin?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
İyi beslenebilmek için spor yapıyorum, evet. Genellikle kardio yapıyorum. Bir de reformer pilatese başladım. Önceden kiloluydum. Erkek gibi gezdiğim dönemde., dedemin kocaman şortunu giyer gezerdim. Sonradan çalışmaya başlayınca, "Galiba benim biraz kendimi toparlamam lazım" dedim ve öyle zayıfladım. Zaten o çalışma temposuyla da zayıflıyor insan. Ben yemek yemeyi çok seviyorum. Açken de her şeyi yiyemem. Mutlaka güzel yemek olsun isterim. Lezzet açısından beni tatmin etmeli. Ama çalışırken artık bunlara dikkat etmiyorum. Yağsız, tuzsuz bir salatayı yiyip hayatıma devam edebiliyorum. Ama tatillerde ne bulursam yiyorum.
 
 11 
Biraz da evlilikten ve eşinden bahsedelim. Nasıl gidiyor?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Biz Emre'yle aslında yedi yıl öncesinden tanışıyoruz. Yani ilişkiye başlamadan iki yıl öncesinden tanışıyoruz. O zaman benim erkek arkadaşım, onun da kız arkadaşı vardı. İki yıl sonra bir mekanda karşılaştığımızda, ikimizin de ilişkileri bitmişti. O günden sonra her gün görüşmeye başladık. Önce çok ön yargılıydım. "İlişki istemiyorum. Kimseye güvenmeyeceğim" dediğim bir dönemdeydim. Emre beni o konuda ikna etti. Çok iyi anlaştığımızı gördüm. Normalde konuşmayı çok severim ama nemrut zamanların da olabiliyor. Emre'yle ilişkimizin başlarında "Ne konuşacağım" diyordum. Aramızda da yedi yaş fark var. Emre donanımlı, zeki ve konuşmayı seven biri. Ben o zaman 24 yaşındayım, ona göre daha toyum. Ama bu beş yılda ben de kendimi geliştirdim. Daha çok şey öğrendim. Zamanla birbirine yeten ve çok eğlenen bir çift olduk. Böyle enerji uyumu insanın her zaman karşısına çıkmıyor. Umarım herkes gönlüne göre birini bulur. İlişki isteyenler tabii... Çünkü güzel bir ilişki insanı hayatta mutlu kılıyor. O tarafın tamamsa iş hayatını ya da diğer başka durumları daha kolay tolere edebiliyorsun. Eve gittiğinde konuşabileceğin, paylaşabileceğin, seni anlayan birinin olası güzel şey.
 
 12 
Evlilik, hayatında neleri değiştirdi?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Şimdiye kadar yaşıtlarıma göre hep daha olgun sayılırdım. Ayaklarım hep yere sağlam basardı. Ama şimdi fark ediyorum ki, evlilikle birlikte daha da olgunlaştım. Belki de aramızdaki yaş farkını kapatmak için... Ama ikimizin de olgunluğu bir yerde örtüşüyor. Emre beni gerçekten de anlıyor. Ben de onu anlamaya çalışıyorum. Saçma kıskançlıklarımız, yaptırımlarımız yok. Kişisel alanlarımıza saygımız var. Bir de eskiden çok daha fevri bir insandım, şimdi onlar törpülenmeye başladı. Daha sakin düşünebiliyorum, kriz anında.
 
 13 
Nelere sinirlenirsin?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Açken sinirli, nemrut bir insan oluyorum. Yemek yiyince geçer. Ama aileden gelen genetik miras var. Bir sıkıntı karşısında anında alevlenir, üç dakika sonra da unutup devam ederim.
 
 14 
Peki, eve girdiğinde ilk ne yaparsın?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
İlk önce kedim Jessie'yi seviyorum. Çünkü evde tek başına çok sıkılmış oluyor. Ev dağınıksa biraz toparlıyorum. Hemen 'pijamavari' bir şeyler giyerim. Rahat oturmayı severim evde. Sonra moduma göre belki yemek bile yaparım. (Gülüyor)
 
 15 
Kendine ayırdığın vakitlerde keyif anlamında en büyük lüksün nedir?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Bir otelin SPA merkezinde masaj yaptırmak, saunaya girmek benim için büyük keyif. Üç, dört ayda bir kendimi böyle şımartıyorum. Çocukluğumda da hamam kültürü olduğu için, köpük masajını da çok severim.
 
 16 
Penti'yle bir iş birliğiniz var. Çok güzel bir reklam filmi çektiniz. Nasıl geçti çekimler?
Burcu Biricik: 'Bir anda var olup bir anda yok olabilirsin.'
Karşılıklı olarak çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Markayla çok güzel bir uyum yakaladık. Yaptığım en rahat işlerden biriydi. Hiç pürüz çıkmadan, aynı dili konuşarak harika bir reklam filmi çektik. Filmin şarkısını ben seslendirdim ve shuffle dansı yaptım. Bu bir ekip işi. Herkes kendi üstüne düşeni yaptığı zaman kusursuz işler çıkıyor gerçekten. Markayla birbirimizi çok iyi anladık. Enerjimiz çok güzel, doğru bir noktada birleşti. O nedenle de herkes setten çok mutlu ayrıldı. Reklam filmiyle ilgili de çok güzel dönüşler alıyoruz. Herkes çok sevmiş. Biz de çok keyif aldık çekerken.

 

 





Bilior ©2016

- Eğlence    - Yaşam    - Teknoloji    - Spor    - Kültür-Sanat    - Türkiye    - Dünya    - İş Dünyası   - İletişim   
Sosyal Medyada Bilior
Facebook Facebook